Bilindiği gibi, yüksek tansiyon (hipertansiyon), tüm dünyada, ciddi olarak insan ve toplum sağlığını tehdit eden, kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği gibi ölümcül sonuçlara yol açan, tehlikeli ve yaygın bir hastalıktır.
Amerikan Kardiyoloji Koleji ile Amerikan Kalp Cemiyetinin (ACC/AHA) yayımladığı son “Hipertansiyondan korunma, tanım, değerlendirme ve tedavi kılavuzu”nda hipertansiyonun normal kabul edilen değerlerinde köklü değişiklikler oldu.
Buna göre eskiden hipertansiyonun sınırları olarak; büyük tansiyonun (sistolik) 140 mmHg veya daha yüksek olması, küçük tansiyonun (diyastolik) da 90 mmHg veya daha yüksek olması kabul edilirken (yani 140/90 veya daha yüksek), yeni kabul edilen değerlere göre; büyük tansiyonun 120 mmHg veya daha yüksek olması, küçük tansiyonun da 80 mmHg veya daha yüksek olması anormal olarak kabul ediliyor (yani 120/80 veya daha yüksek).
Büyük tansiyonun aradaki değerlerine ise (120-129) hipertansiyon değil; “yüksek kan basıncı” deniyor (bakınız aşağıdaki tablo).
Hipertansiyon sınırı olarak yeni kabul edilen daha düşük değerler; tansiyonla, kalp damar hastalıkları, inme, miyokard infarktüsü, kalp yetmezliği, anevrizmalar ve genel olarak damar hastalıkları arasındaki kademeli olarak katlanan ilişki olduğu için alındı.
Buna göre eski değerlerle (140/90 veya daha yüksek) erişkin toplumun %32’si yüksek tansiyon grubuna girerken, yeni kabul edilen değerlerle (130/80 veya daha yüksek) bu oran %46’yı buluyor. Başka bir ifadeyle eski değerlerle erişkin toplumdaki her 3 kişiden biri hipertansiyon hastası iken, yeni değerlerle her 2 kişiden biri hipertansiyonlu oluyor.
| Kan basıncı kategorileri | |||
| Sistolik (büyük) Basınç | Diyastolik (küçük) Basınç | ||
| Normal | 120 mm Hg’den küçük | ve | 80 mm Hg’dan küçük |
| Yüksek | 120-129 mm Hg | ve | 80 mm Hg’dan küçük |
| Hipertansiyon | |||
| Evre 1 | 130-139 mm Hg | veya | 80-89 mm Hg |
| Evre 2 | 140 mm Hg veya daha yüksek | veya | 90 mm Hg veya daha yüksek |
Yayımlanan kılavuzda önemli konular;
*10 yıllık kalp damar riskini hesaplamak için bakınız (ingilizce).
Kan Basıncı
Tansiyon Nasıl Ölçülür
Hipertansiyon
Hipertansiyon ve şeker hastalığı arasındaki ilişkiler
Beyaz gömlek hipertansiyonu
Egzersiz ile ailevi hipertansiyon riski azalıyor
Sürekli Kan Basıncı Ölçüm Sistemi (ABPM)
4.1.1. ACE
inhibitörleri ve kombinasyonları
4.1.2. Digoxin
4.1.3. Angiotensin reseptör blokerleri ve
kombinasyonları
4.1.4. Antiagreganlar
4.1.5. Beta blokerler
4.1.6. Diüretikler
4.1.7. Nitratlar
4.1.8. Vasodilatatörler
4.1.9. Alfa beta reseptör blokerleri
4.2.1. ACE inhibitörleri ve kombinasyonları
4.2.2. Antiagregan ilaçlar
4.2.3. Beta blokerler
4.2.4. Kalsiyum kanal blokerleri
4.2.5. Kolesterol ve lipid düşürücüler*
4.2.6. Nitratlar (uzun ve kısa etkili)
4.2.7. Antikoagülanlar
4.2.8. Alfa beta reseptör blokerleri
4.2.9. Anjiotensin reseptör blokerleri ve kombinasyonları
4.2.10. Trimetazidin HCl
4.2.11. İvabradin
4.2.12 Molsidomin
4.3.1. Antiaritmik ilaçlar
4.3.2. Antiagreganlar
4.3.3. Antikoagülanlar
4.3.4. Digoxin
4.3.5 Beta blokerler*
4.3.6 Kalsiyum antagonistleri*
4.4.1. Antiagreganlar
4.4.2. Antikoagülanlar
4.4.3. Periferik ve serebral damar
düzenleyiciler
4.5.1. Adrenerjik nöron blokerleri
4.5.2. Alfa adrenerjik reseptör blokerleri
4.5.3. Alfa – beta reseptör blokerleri
4.5.4. Angiotensin dönüştürücü enzim
inhibitörleri ve reseptör blokerleri (kombine şekilleri dahil)
4.5.5. Antiagreganlar
4.5.6. Beta adrenerjik reseptör blokerleri
4.5.7. Diüretikler
4.5.8. İmidazolin reseptör agonistleri
4.5.9. Kalsiyum antagonistleri
4.5.10. Santral etkili vasodilatatörler
4.6.1. Antiagreganlar
4.6.2. Antikoagülanlar
4.6.3. Beta blokerler
4.6.4. Diüretikler
4.6.5. Digoxin
4.6.6. Angiotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri ve reseptör blokerleri
4.7.1. Antiagreganlar
4.7.2. Asetil salisilik asit (pediatrik yaş
grubunda efervesan formları dahil)
4.7.3. Kortikosteroidler
4.7.4. Antikoagülanlar
4.7.5. Antiaritmikler
4.7.6. Digoxin
4.7.7. Beta blokerler
4.7.8. Angiotensin reseptör blokerleri ve
kombinasyonları
4.7.9. ACE inhibitörleri ve kombinasyonları
4.7.10 Benzatin penisilin
4.7.11 Diüretikler
4.8.1. Fibrik asit türevleri*
4.8.2. Niasin*
4.8.3. Reçineler (Kolestramin)*
4.8.4. Statinler*
4.8.5. Ezetimib*
4.9.1. ACE inhibitörleri ve kombinasyonları
4.9.2. Angiotensin reseptör blokerleri ve
kombinasyonları
4.9.3. Antikoagülanlar
4.9.4. Antiagreganlar
4.9.5. Antiaritmikler
4.9.6. Beta blokerler
4.9.7. Diüretikler
4.9.8. Nitratlar
4.9.9. Vasodilatatörler
4.9.10. Digoxin
4.9.11. Alfa beta reseptör blokerleri
4.9.12. Kalsiyum kanal blokerleri
4.10.1. Alfa adrenerjik blokerler
4.10.2. Antikoagülanlar
4.10.3. Vasodilatatörler
4.10.4. İloprost trometamol * (sadece inhaler formu muafiyet kapsamındadır)
4.10.5. Bosentan *
4.10.6. Sildenafil sitrat*
4.10.7. Kalsiyum kanal blokerleri
4.11.1. Alfa adrenerjik blokerler
4.11.2. Kalsiyum kanal blokerleri
4.11.3. Pentoksifilin
4.13.1. Antiagreganlar
4.13.2. Asetil salisilik asit (pediatrik yaş grubunda efervesan formları dahil)
4.13.3. Kortikosteroidler
4.13.4. Antikoagülanlar
4.13.5. Antiaritmikler
4.13.6. Digoxin
4.13.7. Beta blokerler
4.13.8. Angiotensin reseptör blokerleri ve kombinasyonları
4.13.9. ACE inhibitörleri ve kombinasyonları
4.13.10. Benzatin penisilin
4.13.11. Diüretikler
E.Reçete ilaç listesi: Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu
Türkiyede bulunan erektil disfonksiyon (cinsel iktidarsızlık) ilaçlarının isimleri ve ticari formları:*

Vincent Willem van Gogh (1853–1890) Hollandalı ressam. Kısa hayatına (özellikle 10 yılına) 900 yağlı boya, 1100 karakalem sığdırmıştır.
Vincent Van Gogh’un manik ve depresyon ile karakterli akıl hastalığı vardı ve tüm hayatı boyunca bu hastalığı peşini bırakmadı. Yaşamı boyunca değeri fazla bilinmeyen ünlü ressam 1890’da 37 yaşında silah ile kendini vurarak yaşama veda etti.
Van Gogh o zamanların iyi bilinen meşhur doktoru Paul-Ferdinand Gachet tarafından tedavi ediliyordu. Dr. Gachet’in tedavide digitalis purpurea’yi verdiği sanılıyor. 19. yüzyılda digitalis, sakinleştirici, epilepside nöbetleri önleyici ve antimanik özellikleri nedeniyle kullanılmaktaydı.

Van Gogh’un resimlerine hakim olan sarı renk acaba digitalisin en iyi bilinen yan etkilerinden biri olan sarı görme (xanthopsia) sonucu mu oluşmuştu? Tabi bunu tam olarak kimse bilmiyor. Ama resimlerindeki genel olarak sarı hakimiyeti ve bazı resimlerinde ışıkların etrafında haleler çizmiş olması, Van Gogh’un digitalin yan etkilerine maruz kaldığını ve dünyayı sarı bir filtre arkasından gördüğünü düşünmemize yol açmaktadır (aşağıdaki resimler).




Cinsel performansı etkileyen kalp ilaçları nelerdir?**Bu ilaçları alıyorsanız lütfen kesmeyiniz. Cinsel performansla ilgili bir sorun varsa, bu ilaçları veren doktorunuzla görüşünüz. Çünkü bu durum ilaçlarla ilgili olmayabilir veya doktorunuz başka bir ilaç verebilir.
Greyfurt suyuyla etkileşime giren ilaçlar vardır,
Antiaritmikler (ritm bozukluğunda kullanılan ilaçlar): propafenone, amiodarone, dronedarone, quinidine
Antikoagulan (kan sulandırıcılar): warfarin, rivaroxaban
Antiplateleletler (bir çeşit kan sulandırıcılar): ticagrelor, clopidogrel (stent hastalarında çok kullanılan ilaçlar. Clopidogrelin etkisi greyfurt suyu ile ortadan kalkıyor)
Erektil disfonksiyon ilaçları: sildenafil, tadalafil, vardenafil
Kalp ilacı: carvedilol
Kalsiyum kanal blokerleri (hipertansiyonda da kullanılan ilaçlar): amlodipine, losartan, diltiazem, felodipine,
nicardipine, nifedipine, nimodipine, nisoldipine, nitrendipine, verapamil
Statinler (kan yağlarını düşürmek için kullanılan ilaçlar): atorvastatin, lovastatin, simvastatin
Yukarıda ilaçların kan düzeyi ve dolayısıyla etkileri (clopidogrel dışında) greyfurt suyu ile bazen tehlikeli olabilecek düzeyde artıyor.
* işaretli olanlar İNR değerini hem artırabilir hem de azaltabilir.

İNR değerini azaltan ilaçlar:
*Alkol İNR değerini hem artırabilir hem de azaltabilir.
Laboratuarın güvenilir olmayışı İNR değerini etkileyen en önemli faktördür. Testi güvenilir laboratuarlarda yaptırmak gerekir.
Milattan binlerce yıl önce sağlıklı olduğu bilinen nar suyu sağlıklı içecekler sınıfındaki yerini koruyor. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar onun haklı şöhretini pekiştirdi. Nar suyu nda, portakal ve şarap gibi antioksidanlardan zengin bir çok şeyden daha fazla miktarda (özellikle polifenol) antioksidan bulunuyor. Çeşitli çalışmalar, onun farklı alanlarda sağlık içeceği
olduğunu ortaya koydu.
Bu çalışmalardan biri, beyne giden kan damarlarındaki (karotis arter) iyileştirici etkisi üzerine. Çalışma, karotis arterlerinde oldukça önemli (%70-90 arası) darlık bulunan 15 hastanın 10’una her gün 1 bardak (250 ml) verilmiş. Diğer 5 tanesi de kontrol grubu olarak kullanılmış. 1 yılın sonunda nar suyu içenlerin darlığı oluşturan yapılarında anlamlı bir gerileme görülmüş.
Yine bir başka çalışmada 45 kalp damar hastası incelenmiş. Günlük 240 ml nar suyu verilen hastaların 3 ay sonra yapılan tetkiklerde hasta olan kan damarlarındaki kan akışının daha iyi olduğu bulunmuş.
Yapılan çok çeşitli çalışmalarda da ayrıca özellikle prostat kanseri başta olmak üzere bazı kanser türlerinden koruyucu etkisi olduğu veya kanserin gidişini yavaşlatıcı etkisi olduğu yolunda sonuçlar alınmış.
Yapılan çalışmalar küçük olmakla birlikte nar suyunun ateroskleroza (damar sertiği) ve bazı kanser türlerine karşı doğal bir ilaç olma yolunda ümit veriyor.
Nar suyunu, taze meyveden sıkıp elde edebileceğiz gibi hazır olarak da alabilirsiniz (elbetteki suyunu sıkmadan da tanesiyle yemek de mümkün). Hazır olarak alınırsa dikkat edilecek nokta, etiketinde %100 doğal nar suyu yazması ve içine ayrıca şeker katılmamış olması. İlave şeker eklenmiş olması, vücuda gereksiz yere kalori girmesini sağlayarak yararlığını azaltacaktır.
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15158307
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16818701