SIK SORULAN SORULAR |
Wolff Parkinson White (WPW) Sendromu, kalbin doğumsal bir hastalığıdır. Preeksitasyon sendromu olarak bilinen bir grup hastalığın en çok bilinenidir. Bilindiği gibi kalbin çalışması sinüs (sinoatrial) düğümden (Bakınız: Kalbin iletim sistemi) çıkan küçük elektrik akımlarının özel bir iletim sistemi yolu ile kalbe dağılması böylece kalp hücrelerinin kasılması ile olur. İletim yolları ile gelen uyarı önce atriumların kasılmasını sağlar, sonra AV düğüme gelir ve burada biraz bekledikten sonra ventriküllere iner ve son olarak ventriküller kasılır (Bakınız: Kalbimiz nasıl çalışıyor?).

WPW sendromunda ise kalpte ekstra iletim yolları bulunur (aksesuvar yollar). Bu ekstra iletim yolları sinüs düğümünden çıkan uyarıların AV düğüme uğramadan atriumlardan direk olarak ventriküllere inmesine neden olur. İletim bazen veya devamlı olarak bu ekstra yollar ile olur. Bu durum, çoğu insanda her hangi bir probleme neden olmazken, bazı durumlarda kalbin hızlı çalışmasına (takikardi) neden olan aritmileri oluşturabilir. Bu aritmiler sıklıkla atrial fibrilasyon ve atrioventriküler reentran takikardi (AVNRT)’dir. Bu aritmiler hastalarda çarpıntı, göz kararması ve hatta bazen baygınlığa neden olabilir.
WPW sendromunda şikayetler bazen uzun bir zaman uykuya geçer, fakat ileride tekrar ortaya çıkabilir. Bazen ise aksesuar yollar iletimi iletme özelliğini yitirir ve problem ortadan kalkar. Nadiren de ölümcül bir aritmi olan ventriküler fibrilasyona neden olabilir (Bakınız: Ritim bozuklukları). Ventriküler fibrilasyon oluşma riski oldukça nadirdir (%1’den az).
WPW sendromlu hastaların %70’inde başka bir kalp hastalığı bulunmaz. %30 hastada ise aşağıdaki gibi değişik kalp hastalıkları birlikte bulunur:
WPW sendromunun toplumdaki sıklığı 100.000’de 1’dir. Erkeklerde daha sıktır. Çoğunlukla çocukluk veya ergenlik yıllarında teşhis edilir. Çocuklar ve ergenlerdeki en sık takikardi (kalbin hızlı çalışması) nedenidir.
Takikardi gelişene kadar hastalarda her hangi bir şikayet olmaz. Takikardi olduğu zaman ise şikayetler, takikardinin tipine ve ne kadar hızlı olduğuna göre değişiklik gösterir:
Hastanın hikayesi, aile özellikleri ve şikayetler incelenir. Kalp steteskop ile dinlenir. O sırada çarpıntı varsa ritim düzenli veya düzensiz olabilir. Hızı ise 150-250 arasındadır. Kan basıncı normal veya düşük bulunabilir. EKG mutlaka incelenir. EKG’de WPW için tipik özellikler bulunur: EKG’de QRS kompleksinin başında ekstra iletim yollarını gösteren delta dalgası vardır. Bu dalga takikardi olmasa bile görünür. EKG’de WPW işaretleri görünmezse uzun süreli EKG kayıtları (Holter) alınması gerekli olabilir.

Gerekli olan durumlarda elektrofizyolojik çalışma (EPS) yapılabilir. Bu çalışma ile kalbin elektrik aktivitesi ve iletim yolları ayrıntılı incelenir.
Şikayeti olmayan veya çok hafif çarpıntısı olan hastalara her hangi bir tedavi gerekmez. Diğer hastalara ise antiaritmik ilaçlar gerekli olabilir. İlaçlara rağmen takikardi ataklarını tam olarak ortadan kaldırmak mümkün olmayabilir. İlaçlar bazen aritmiyi daha ağırlaştırabileceği için mutlaka doktor gözetiminde ve kontrol altında kullanılmalıdır.
İlacın etkili olmadığı veya uygun olmadığı durumlarda kateter ablasyonu gerekli olabilir. Kateter ablasyonu WPW tedavisinde oldukça etkin ve tercih edilir bir tedavi yöntemidir. Başarı oranı %90’nın üzerindedir ve riski düşüktür. Başarılı işlem sonrası ilaç gereksinimi ortadan kalktığı için ilaç kullanmak istemeyen, ilacın etkili olmadığı veya uygun olmadığı hastalarda seçkin bir tedavi yöntemidir.
WPW Sendromunun varyantları:
WPW Sendromunun varyantlarında da ekstra iletim yolları vardır. Bunlar da takikardilere neden olabilir (Lown–Ganong–Levine [LGL] sendromu, nodoventriküler yollar, fasiküloventriküler yollar gibi).
SIK SORULAN SORULAR |
Ritim, bir şeyin (ses, nota vs) düzenli bir biçimde tekrarlanması demektir. a- eki ise olumsuzluk bildirir. Konumuzdaki “aritmi” ise, ritim bozukluğu demektir. Aritmiler; kalbin kasılmasını sağlayan elektriksel uyarının (bakınız) çıkışında veya iletilmesinde problemlerden oluşur. Aslına bakılırsa ilk bakışta zannedildiği gibi, her zaman düzensiz kalp atışı (dolayısıyla da nabız) anlamına gelmez.
Kalp hızı, kalbin dakikadaki atım sayısıdır. Nabızdan veya kalbin doğrudan dinlenilmesi ile (kulağınızı dayayarak ve steteskop ile) kalp hızı bulunabilir. Normalde (istirahatte) kalp hızı dakika 60-80 arasındadır. Aritmi ve anormal kalp hızı birlikte meydana gelmek zorunda değildir. Aritmiler, normal, yavaş (bradiaritmiler; dakikada 60 atımdan az) veya hızlı (takiaritmiler; dakikada 100 atıştan fazla) kalp hızıyla birlikte meydana gelebilir. Aritmideki nabzın kendi içinde bir düzeni olabileceği gibi (1 normal 1 ekstra atım veya 2 normal 1 ekstra atım gibi) tamamen düzensiz de olabilir (örnek: atriyal fibrilasyon). Dolayısı ile düzenli bir nabızda da aritmi olabileceği gibi, normal, yavaş veya yüksek kalp hızlarında da da aritmi olabilir,
Aritmiler, normal ve sağlıklı kalplerde de görülebilir.
Atriyal Prematür (erken) Atımlar (APA, APS, APC, SVE): Bunlar kulakçıklarda zamanından önce oluşan ekstra atımlardır. Çoğunlukla zararsızlardır ve tedavi gerektirmezler. Ancak sık olursa atriyal fibrilasyon denen önemli bir ritim bozukluğunun habercisi olabilir.

Ventriküler Prematür (erken) Atımlar (VPA, VPS, VE, VES, PVC): Bunlar en yaygın aritmiler arasındadır ve kalp rahatsızlığı olan ya da olmayan birçok insanda görülebilir. Bazı insanlarda stres, fazla kafein ya da nikotin ya da fazla egzersize bağlı olarak görülebilir. Fakat bazen VPS’ler kalp hastalığı veya kalp hastalığı dışında da (tiroid hastalıkları, elektrolit dengesizliği vs) ortaya çıkabilir.
Sık VPS’si ve/veya buna bağlı semptomları olan insanlar bir kalp doktoru tarafından incelenmelidirler. Yine de birçok insanda VPS’ler genellikle zararsızlardır ve tedaviye nadiren ihtiyaç duyulur.

Atriyal Fibrilasyon (AF): AF, kulakçıkların normal olmayan bir şekilde kasılmasına neden olan, çok yaygın görülen düzensiz bir kalp ritmidir. En önemli ve korkulan yan etkisi, kalp içinde pıhtı oluşmasına zemin hazırlaması ve bu pıhtıların yerinden kopup vücudun değişik yerlerine (özellikle beyine) gidip ciddi problemlere yol açmasıdır. Atriyal fibrilasyon sağlıklı insanlarda da nadiren görülebilmekle birlikte özellikle bazı durumlarda sık görülür:
“Yaş ilerledikçe atriyal fibrilasyon görülme sıklığı artar (Lone atrial fibrilasyon).

Atriyal flutter: Kulakçıklarda dakikada 200-400 arasında (ortalama 300) çok hızlı kasılmalar vardır. Bu kasılmalar, genelde atriyal fibrilasyondan daha organize ve daha düzenlidir. Bu aritmi daha çok kalp rahatsızlığı olan insanlarda görülür. Çoğunlukla atriyal fibrilasyona dönüşür. Burada da aynı atrial fibrilasyondaki gibi kalp içinde pıhtı oluşabilir.
Paroksismal supraventriküler takikardi (PSVT, PAT): Karıncıkların üst bölümünden başlayan genellikle hızı dakikada 150-200 arasında, düzenli bir aritmidir. PSVT aniden başlar ve birden sona erer. Süresi değişkendir. Kalp hızı yüksek olduğu için özellikle uzun sürerse rahatsızlık uyandırır. Kendiliğinden geçebildiği gibi, bazı manevralarla (öksürme, kusma refleksini uyandırma vb) da sonlanabilir. Bazen ise sonlanması için sağlık kuruluşunda damardan ilaç vermek gerekebilir. Toplumda nadir olmayarak görülür.
İki temel çeşidi vardır: Aksesuar yola bağlı olan ve AV nodal reentran takikardiler.
Bu aritmiler kalp çarpıntısına, bayılmaya veya kalp yetmezliğine sebep olabilir. Birçok durumda ilaçlar, pacemaker (kalp pili) veya sağlık personeli tarafından yaptırılan basit bir manevra ile sonlandırılabilirler.
Ventriküler Takikardi (VT): Ciddi bir aritmidir. Karıncıklardan kaynaklanır. Bu hızlı ritim, kalbin yeterince kanla dolmasını engeller, böylelikle vücuda daha az kan pompalanır. Kalp rahatsızlığı olan insanlarda sonuçları çok ciddi olabilir ve yanında kanın yeteri kadar pompalanmamasına bağlı şikayetler (baş dönmesi, göz kararması, bayılma vb) gözlenebilir. Zamanında tanınmalı ve müdahale edilmelidir.
Ventriküler Fibrilasyon: Karıncıklardan kaynaklanan, EKG’de tamamen düzensiz dalgaların olduğu ölümcül bir ritim bozukluğudur. Karıncıklar kas seğirmesi gibi titrer, etkili bir kasılma oluşturamaz ve vücuda kan pompalayamazlar. Zamanında müdahale edilmezse ölüm meydana gelir. Akut miyokard infarktüsünün (kalp krizi) ilk dakikalarında gelişen ölümler ventriküler fibrilasyondan dolayı olurlar.
Tedavisi için hastaya defibrilasyon (elektroşok) ve gerekirse yeniden canlandırma (resussitasyon) yapılmalıdır.

Uzun QT sendromu: QT aralığı elektrokardiyogram (EKG) üzerinde belirlenir. QT aralığı normalden uzun olduğunda ventriküler takikardinin ölümcül olabilecek bir çeşidi olan “torsades des pointes” riskini artırır. Uzun QT sendromu gençlerde ölüme yol açabilen kalıtsal bir durumdur. Antiaritmik ilaçlarla, pacemaker, elektriksel kardiyoversiyon (elektroşok), defibrilasyon veya ICD’ler ile (implante edilebilir kardiyoverter defibrilatör) veya ablasyon tedavisiyle tedavi edilebilir.
Bradiaritmiler (kalp hızının yavaş olduğu aritmiler): Bunlar kalbin elektriksel iletim sistemindeki bir rahatsızlıktan kaynaklanabilecek yavaş kalp ritimleridir. Kalpte uyarı çıkaran merkez olan sinüs düğümü hastalıkları ve iletimi engelleyebilen kalp blokları başlıca nedenlerdir:
Aritmiler sessiz ve şikayetsiz olabilir. Doktor muayene sırasında kalbinizi dinleyip, nabzınızı kontrol ederek veya elektrokardiyogram (EKG) sayesinde düzensiz kalp atışını tespit edebilir.
Bazen ise değişen derecelerde şikayetler olabilir:
Aritmi (ritim bozukluğu), ancak nabız düzensizliği varsa, kalp hızı normalden düşük veya yüksek ise anlaşılabilir. Bazen de bunlar olsa bile hastanın bir şikâyeti olmayabilir. Hatta nabız düzensizliği oluşturan atriyal fibrilasyon gibi bir aritminin, hastaların tesadüfen çekilen EKG’lerinde saptanması nadir değildir.
Aritmileri ve nedenlerini teşhis etmek için, şu testlerin biri veya birden fazlası yapılır:
Tedavi, aritminin çeşidi ve ciddiyetine bağlıdır.
Başlıca tedavi yöntemleri:
Bazı aritmilerde tedaviye gerek olmaz. Şimdi tedavi yöntemlerini tek tek inceleyelim:
1. Aritmilerde ne gibi yaşam tarzı değişiklikleri yapılmalıdır?
2. Aritmilerin tedavisinde hangi ilaçlar kullanılır?
3. Elektriksel kardiyoversiyon ve defibrilasyon nedir?
İlaçlar, atriyal fibrilasyon gibi aritmileri düzeltemiyorsa kardiyoversiyon gerekebilir. Kardiyoversiyon; kısa süreli anestezi uygulamasından sonra, göğüs duvarından kalbi senkronize eden ve normal ritmin tekrar başlamasını sağlayan elektrik şoku verilme işlemidir. Bu işlem, kardiyoverter/defibrilatör adı verilen taşınabilir cihazlarla yapılır.

Defibrilasyon ise yalnızca, müdahale edilmediği takdirde ölümle sonuçlanan ventriküler fibrilasyonda yapılır.

4. Pacemaker (kalp pili) nedir?
Pacemaker, uygun bir kalp hızı sağlamak için kalp kasına küçük elektriksel uyarılar gönderen bir alettir. Kalp pilleri öncelikli olarak kalbin çok yavaş atmasını önlerler. Kalp pilleri elektriksel uyarı üreten bir jeneratör ve elektronik bir ünite ile bu uyarıları kalp kasına ileten elektrodlardan oluşur. Yeni kalp pillerinin kalp hızını ve aritmileri kontrol etmeye yönelik olarak oldukça gelişmiş özellikleri vardır (Bkz. kalp pili -pacemaker-)

5. Kateter ablasyonu nedir?
Ablasyon sırasında kalp içindeki anormal kalp ritmine sebep olan küçük bir doku bölgesine bir kateter yardımıyla yüksek frekanslı elektrik enerjisi gönderilir. Bu enerji anormal kalp ritminin yolunu kapatır. Ablasyon birçok PSVT, atriyal flutter ve bazı atriyal ve ventriküler takikardi tedavilerinde kullanılır. Ayrıca atriyal fibrilasyonu olan insanlarda hız kontrolu yapmak amacıyla,
kulakçıklar ve karıncıklar arasındaki elektriksel yolu kapatmada da kullanılabilir. Ablasyon, optimum tedaviyi sağlamak için diğer prosedürlerle birlikte uygulanabilir (Bakınız: ablasyon).
6. Ritim bozukluklarında uygulanan kalp ameliyatları nelerdir?
Günümüzde gelişmiş ilaçlar ve ablasyon tekniklerinin var olmasından dolayı kalp ameliyatları aritmi tedavisinde sık kullanılmaz. Ancak başka nedenden dolayı kalp ameliyatı olanlarda ek olarak yapılabilir (Atriyal fibrilasyonun giderilmesinde kullanılan Maze ameliyatı gibi).
Konuyla ilgili:
Çarpıntım var!
Ablasyon nedir? Nasıl yapılır?
Atrial Fibrilasyon
Kalp pili olan hastaların bilmesi gerekenler
Kalp pili