Reklamların tehlikesi üzerine!

Bitkisel sterol ve stanoller yapı olarak kolesterole benziyor. Steroller doğal olarak az miktarlarda meyveler, sebzeler, kuruyemiş, çeşitli tohum, bitkisel yağlar ve çeşitli bitkilerde bulunuyor. Aslında bunlar bitki hücre zarının ana yapıtaşlarından biri. Aslında bitkisel sterol ve stanollerin kolesterol düşürücü etkileri 50 yıldır biliniyor. Stanoller ise yine benzer bitkisel kaynaklarda çok az miktarlarda bulunuyor.

Tipik bir batı tarzı mutfakta yenilen yemeklerle bir günde 20-50 mg stanol ve 150-400 mg kadar da sterol alınıyor ki kolesterol üstüne etki için son derece yetersiz miktarlar. Çünkü etkili olmaları için sterol esterlerinin günde 1.3 gram, stanol esterlerinin ise günde 3.4 gram alınması gerekiyor. Durum böyle olunca bunların ticari olarak üretilip yoğurt, yağ gibi besinlere karıştırılması düşünülüyor (bu tür besinlere fonksiyonel besinler diyoruz). Ancak üretim süreci pahalı olduğu için bu fiyat, ürüne de yansıyor ve yoğurdu örnek olarak verirsek; ülkemizde sterol ve stanol katıştırılmış yoğurt, normal bir yoğurda göre tam 10 kat daha pahalı satılıyor.

Elbette bu ürünler, kolesterolünü ılımlı düşürmek isteyenler tarafından veya pahalı olmalarını dert etmeyip de mevcut ilaç tedavisine yardımcı olsun diye tedaviye ek olarak alanlar tarafından kullanılabilir ve önerilebilir.

Peki ben bu yazıyı neden yazıyorum o zaman?

Bazı noktalara dikkat çekmek için;

  1. Bu ürünler ilaç değildir. Oysa reklamlarda bu telkin edilerek düzenli olarak her gün alınması öneriliyor ve 3 haftada etki sağlanır deniyor. Ne kadar peki?
    %15’e kadar olan bir oranda. Kolesterol kimler için daha önemli? Risk faktörü olanlar ve kalp damar hastası olanlarda. Peki bu insanlarda kolesteroldeki %10-15 düşme neyi sağlar? Örneğin; kolesterol, 250 mg/dl ise 213 mg/dl olacak. Yani denizde bir kum tanesi. Sonuç olarak bu oranda azalma, bu grup insanlarda işe yaramaz. Peki 3 hafta sonra ne olacak! Devam etmezseniz yine yükselecek. O zaman hayat boyu bu ürünü kullanacaksınız (Bu arada aylık masrafınız sırf bunun için 50-60 TL artacak!).
  2. Reklamlarda (sonradan uyarılar üstüne kısmen değiştirilmekle birlikte) bu ürünler insanlarda “ilaca gerek yok bu ürünler kolesterolü yüksek olanlara yeter” imajını uyandırdı. Kolesterol düşürücü ilaçlar hakkında olumsuz düşünceleri olan insanların bu tür ürünlere yönlenmesi sağlandı  (Bu olumsuz düşüncelerin doğru olmadığını ve gerektiği durumlarda bu grup ilaçları kullanmamanın daha yüksek risk getireceğini başka bir yazımda belirtmiştim). Oysa kolesterol düşürücü statin grubu ilaçlar, %30-60 oranında kötü kolesterolü düşürüyor. Öyle olmasına rağmen bazı hastalarda bu oranda düşürmek bile yetmiyor ek ilaçlara veya önlemlere gerek duyuyoruz.

Sonuç:
Kolesterol yüksekliği tedavisi, spekülatif ve popülist yaklaşımlarla tedavi edilemeyecek kadar, son derece önemli ve son derece ciddi yaklaşılması gereken -çünkü insan hayatını ve kalitesini çok yakından etkileyen- bir konudur. Doktorunuz size ilaç tedavisi öneriyorsa lütfen kullanınız. İlacın yerini tutması için alternatif başka yollar aramayınız.

Not:
Bu konuyla ilgili çok güzel bir yazıyı yeni olarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Üyesi Prof. Dr. Mehmet Melli yazdı. Bu güzel yazıyı siteme koymazsam konu eksik kalacaktı:

Gıda Katkı Maddesi Olarak Kullanılan Bitkisel Sterol ve Stenollerin Reklamları Üzerine 

Dr. Ahmet Alpman
Editör