Van Gogh ve Digitalis

Vincent van Gogh

Self-portrait (1886)

Vincent Willem van Gogh (1853–1890) Hollandalı ressam. Kısa hayatına (özellikle 10 yılına) 900 yağlı boya, 1100 karakalem sığdırmıştır.

Van Gogh’un manik ve depresyon ile karakterli akıl hastalığı vardı ve tüm hayatı boyunca bu hastalığı peşini bırakmadı. Yaşamı boyunca değeri fazla bilinmeyen ünlü ressam 1890’da 37 yaşında silah ile kendini vurarak yaşama veda etti.

Van Gogh o zamanların iyi bilinen meşhur doktoru Paul-Ferdinand Gachet tarafından tedavi ediliyordu. Dr. Gachet’in tedavide digitalis purpurea’yi verdiği sanılıyor. 19. yüzyılda digitalis, sakinleştirici, epilepside nöbetleri önleyici ve antimanik özellikleri nedeniyle kullanılmaktaydı.

Van Gogh resimlerinden birinde Dr. Gachet’i elinde digitalis bitkisiyle resmetmiştir.

Van Gogh’un resimlerine hakim olan sarı renk acaba digitalisin en iyi bilinen yan etkilerinden biri olan sarı görme (xanthopsia) sonucu mu oluşmuştu? Tabi bunu tam olarak kimse bilmiyor. Ama resimlerindeki genel olarak sarı hakimiyeti ve bazı resimlerinde ışıkların etrafında haleler çizmiş olması, Van Gogh’un digitalin yan etkilerine maruz kaldığını ve dünyayı sarı bir filtre arkasından  gördüğünü düşünmemize yol açmaktadır (aşağıdaki resimler).

Starry Night, 1889, 73 x 92 cm, yağlıboya, Museum of Modern Art, New-York, Bu resminde görüldüğü gibi ışıkların etrafındaki haleler digitalis etkisi sonucu muydu?

Wheat Field with a Reaper, 1889, 73 X 92 cm, yağlıboya, Van Gogh Museum, Amsterdam

Vase with Twelve Sunflowers, 1889, 92 x 72,5 cm, yağlıboya, Philadelphia Museum of Art

Night Café in the Place Lamartine in Arles, 1888, 70 x 89 cm, yağlıboya, Yale University Art Gallery.