Stres Ekokardiyografi

Konu Başlıkları:

  1. Kalp Damar Hastalıklarında Tanı: Klasik Yöntemler
  2. Elektron Beam Tomografi (EBT)
  3. Çok Kesitli (multi-slice) Bilgisayarlı Tomografi
  4. Magnetik Rezonans Anjiyografi (MRA)
  5. Karotis Doppler Ultrasonografi
  6. Stres Ekokardiyografi

 

Ekokardiyografi ile çeşitli stres testlerinin kombine edilmesi, stres sırasında ortaya çıkan yeni duvar hareket bozukluklarını görmemizi sağlayarak damar hastalığını ortaya koyabilir. Stres ile ortaya çıkan bölgesel kansızlığa bağlı gelişen bölgesel duvar hareket anormalliklerinin saptanması testin esasını oluşturur. Böylece test sırasında kansız kalan bölge ve sorumlu damar saptanabilir.

Uygulanan stres türleri egzersiz ve ilaçlı (farmakolojik) olarak iki ana gruba ayrılır. Egzersiz ekokardiyografisi uygulaması pratik olmadığından farmakolojik stres yöntemleri daha yaygın olarak kullanılmaktadır.

Yaygın şekilde kullanılan ilaç, miyokardiyal (kalp kası) oksijen gereksinimini arttıran dobutamindir. Stres ekokardiyografide normalde, kalbin kasılmasında artış (hiperkinezi) olması gerekir. Tam tersine test sırasında bölgesel olarak kasılma azalması veya sol ventrikülün genişlemesi pozitif (anormal) kabul edilir.

Stres ekokardiyografi sintigrafik yöntemler ile karşılaştırıldığında duyarlılığı (hastalık olduğunu gösterme oranı) hafif düşük, özgüllüğü (hastalık olmadığını gösterme oranı) hafif yüksektir ancak sintigrafik yöntemlere göre daha ucuzdur. Stres ekokardiyografi, kalp damar hastalığının tedavisi sonrasında bölgesel iskeminin (kan akım azlığı) ortadan kalktığını gösterebilmesi yanı sıra infarktüs sonrası tekrarlayıcı iskemi riski olan olguları saptamada egzersiz stres testine göre daha üstündür.

Miyokardiyal canlılığının değerlendirilmesinde dobutamin stres ekokardiyografi en sık tercih edilen testlerden biridir.

Stres ekokardiyografinin en önemli dezavantajları oldukça fazla deneyim gerektirmesi ve bazı hastalarda kaliteli görüntülerin elde edilmesindeki güçlüktür.