Pulmoner hipertansiyonda tedavi

Konu Başlıkları:

  1. Pulmoner hipertansiyon nedir?
  2. Pulmoner hipertansiyonda belirti ve bulgular
  3. Pulmoner hipertansiyonda tedavi

Kesin bir çözüm bulmak ümidiyle araştırmacıların tedaviler geliştirmeyi sürdürmelerine rağmen, hali hazırda pirimer pulmoner hipertansiyonun kesin bir tedavisi yoktur. Ancak bazı müdahaleler ile ilerlemesini yavaşlatmak mümkündür.

Sekonder pulmoner hipertansiyon vakalarında ise tedavinin özünü, altta yatan nedenin (ör: kalp hastalığı veya diğer bir akciğer hastalığı) tedavi edilmesi oluşturur.

Hayat tarzı değişiklikleri önemlidir. Pirimer hipertansiyonu olan hastalar zorlu fizik aktivitelerden ve solunum yolu enfeksiyonu olan insanlara yakın olmaktan kaçınmalıdır. Kısa süreli, aşırıya kaçmayan düzenli egzersizler, dönüşümlü olarak dinlenme periyotlarıyla birlikte tavsiye edilebilir. Vitamin C ve vitamin E gibi antioksidan vitaminleri ve eser element selenyum alımının da artırıldığı, tuz alımının kısıtlandığı sağlıklı bir diyet ile beslenmek de önemlidir.

Özellikle de kronik obstrüktif akciğer hastaları olmak üzere, pulmoner hipertansiyonlu bir çok hasta ayrıca oksijen tedavisinden yarar görür.

Pulmoner hipertansiyonu tedavi etmeye yönelik olarak ilaçlar:

İlaçlara yanıt hastadan hastaya değişebildiğinden uzun süreli tedavi belirlenmeden önce uzmanlar hastalarına birkaç değişik tedaviyi deneyebilirler.

Pulmoner hipertansiyonun tedavisinde kullanılabilen ilaçlar şunlardır:

  • Epoprostenol: Bu ilaç intravenöz (toplardamar içine) olarak uygulanan güçlü bir vazodilatördür (damar genişletici). Diğer ilaçlara (ör: kalsiyum kanal blokerleri) yanıt vermeyen hastalara sürekli epoprostenol uygulama amaçlı kalıcı kateter ve bir intravenöz pompa yerleştirilebilir. Çalışmalar bu ilaçla hem sekonder hem de pirimer pulmoner hipertansiyonlu hastalarda akciğer fonksiyonlarımda düzelme olduğunu göstermiştir.
  • Antikoagülanlar: Kan pıhtılarının oluşumunu önleyen ilaçlardır. Bunlar akciğerlerde kan akımını azaltan kan pıhtılarının oluşmasını önlemeye yönelik olarak kullanılırlar. Ayrıca bir veya daha fazla sayıda kan pıhtısına bağlı olarak gelişen sekonder pulmoner hipertansiyon hastalarında da kullanılabilirler.
  • Kalsiyum kanal blokerleri: Kalsiyum iyonlarını kan damarlarının büzülmesine ve ya daralmasına yol açan sinyalizasyon işlevinde bloke ederek kalbin iş yükünü azaltan ilaçlardır. Kalsiyum kanal blokerleri genellikle vazodilatörlere cevap veren hastalara reçetelenirler. Ancak etkinlikleri pulmoner hipertansiyonlu hastalar arasında çok değişkendir ve bazı hastalarda durumu kötüleştirebilirler.
  • Kardiyotonikler: Kalbin kasılmalarını güçlendiren ilaçlardır.
  • Diüretikler: Vücutta biriken fazla sıvının ve minerallerin atılmasını sağlayacak şekilde böbreklerden idrar üretimini artıran, kolaylaştıran ilaçlardır. Eğer böbrekler düzgün iş görmezlerse ve sistemdeki aşırı sıvının üstesinden gelemez ise kan damarlarından pompalanan artmış kan volümü yüksek kan basıncına (sistemik hipertansiyon) yol açabilir. Diüretikler, genellikle  pulmoner hipertansiyonun sonucu olarak sağ kalp yetmezliğini de içeren, ilerlemiş kalp ve akciğer hastalıkları için reçetelenirler.
  • Endotelin reseptör antagonistleri: Akciğerlere olan kan akımının artmasına yardım ederek kalbin iş yükünü azaltan ilaçlardır. Bir endotelin reseptör antagonisti olan bosentan, pulmoner hipertansiyon tedavisi için onay almıştır.
  • Prostasiklinler: Kan damarlarını genişleten (vazodilatörler) ve kan pıhtılarının oluşmasını önleyen (antikoagülanlar) ilaçlardır. Geleneksel olarak böbrek diyalizi sırasında kullanılan prostasiklinler pulmoner hipertansiyonun tedavisinde yararlı bir araç haline gelmiştir. Ancak, halihazırda prostasiklinler sadece sürekli intravenöz infüzyonla verilebilmektedir.

İlaçlar, hayat tarzı değişiklikleri ve altta yatan hastalıkların tedavisi, genellikle pulmoner hipertansiyonu kontrol altına almaya yeterlidir. Tedavide son çare, kalp ve/veya akciğer transplantasyonudur (nakil).

Önleme

Pirimer pulmoner hipertansiyonun nedeni bilinmediğinden, önlemeye yönelik bilinen bir strateji de yoktur. Ancak, sekonder pulmoner hipertansiyonu önlemeye yönelik en iyi strateji, her türlü tütün içiminden kaçınılmasıdır. Ayrıca pulmoner hipertansiyonla ilişkili risk faktörlerinden sakınmak da yararlıdır. Bunlar:

  • Kokain kullanımı
  • Hava kirliliğine maruz kalma
  • HIV enfeksiyonu (AIDS)
  • Yüksek yerlerde yaşama
  • Obezite
  • Fiziksel inaktivite
  • Bazı diyet ilaçlarının kullanımı

İlave olarak, bazı koşulların pulmoner hipertansiyon riskini artırdığı bilinmektedir (ör: Raynaud sendromu, orak hücreli anemi, skleroderma, KOAH, romatoid artrit). Bu tür hastalıkları olan insanlar pulmoner hipertansiyona yönelik düzenli tarama için ilgili uzman doktora başvurmalıdır.