Kaos

Kitaplardan alıntılar;

Çok sevdiğim, TÜBİTAK popüler bilim kitaplarından olan; “Beynine bir kez hava değmeye görsün” kitabından, kaos üzerine yazılmış bir bölüm aktarmak istiyorum sizlere. Daha önce aynı kitabın “ağrı” ile ilgili bir bölümünü aktarmıştım. Kitabın yazarı; kendisi de bir doktor (beyin cerrahı) olan Dr. Frank Vertosick Jr. Kitap bir tıp adamının, tıp ile ilgili anılarından oluşuyor ama yaşamın her anı en güzel şekilde yansıtılıyor;

… Hepimiz kaosun köleleriyiz. Burada, kaos sözcüğünü bilimsel anlamda kullanıyorum. Kaos kuramına göre, kaotik süreçlerin sonucunu “başlangıç koşulları”nda olabilecek minik değişiklikler kararlaştırır. Örneğin: Bir otomobilin kaputu üzerine konulan bir bilardo topunu ele alalım. Belirli bir noktaya konulan top bir yöne doğru yuvarlanır; o noktanın bir milimetre sağına veya soluna konulduğunda ise bambaşka bir yöne yuvarlanır. Topun sonuçta nereye varacağı, başlangıçta onu nereye koyduğumuza bağlıdır.

Başlangıç koşullarının etkisi “kelebek etkisi” adını alır, çünkü kaos kuramı iklim koşullarına uygulandığında, Asya’daki bir kelebeğin kanat çırpışının, aylar sonra Güney Atlantik’te bir kasırgaya neden olabileceği ile açıklanabilmektedir. Yaşamlarımız bizim kendi kelebek etkilerimizle yönlenmektedir. Gençlik günlerimizden gelen, yaşamlarımızın başlangıç koşullarındaki minik kıpırtılar, ilerideki yaşamlarımızda derin değişiklikler oluşturabilir.

Benim durumumda ise, ben ileride bilgisayar bilimcisi olma arzusundaydım, ancak üniversitenin ilk yılında aldığım ders programında, bilgisayar bilimine kayıt olabilmem için boş yer bulunmamaktaydı. Eğer kayıt sırasında bir-iki kişinin önüne geçebilmiş olabilseydim, üniversitenin birinci sınıfından bilgisayar bilimlerine girebilmiş ve doktor olmaya yönelmemiş olacaktım. Kayıt bürosuna gelmemi geciktiren neydi, şimdi anımsamıyorum -belki yolda durup bir hamburgerciye uğramıştım ya da bir arkadaşla konuşmaya dalmıştım, kim bilir?- Ama artık bu unutulmuş gitmiş olay ne idiyse, o benim yaşamımı değiştirmişti. Eğer, başta istediğim gibi, kalp cerrahisine girebilmiş olsaydım belki şimdi o konunun en iyilerinden biri olabilecektim, diğer bir deyişle beyin cerrahı olmayacaktım.

Kelebek etkisi: Orada bir sohbete dalma, burada bir uçağı kaçırma… Yaşam ırmağımızın akışını değiştiren olaylar bunlardı…