banner.jpg (67565 bytes)

menu

evmavi.gif (64 bytes) Ana Sayfa

Konular

Haberler

Sık Sorulan Sorular

Doğru Bilinen Yanlışlar

İlaçlar

New Page 1

EN SON EKLENEN ANKET

EN SON EKLENEN KONULAR

::::   Konular   ::::

tasarim.gif (62 bytes) 

 

EN SON EKLENEN HABERLER

::::   Son Haberler   ::::

Arşivarsiv.gif (66 bytes)

EN SON EKLENEN ANKET

:::   iletişim   :::

Cinnah Caddesi, 66/4 Çankaya/Ankara.
Tel: (0312) 442 38 38
Faks: (0312) 442 79 79

aramabuyutec.gif (68 bytes)Site İçinde Arama

   

New Page 1

icon_not.gif (244 bytes)
Biliyor musunuz? 
Elektrokardiografi (EKG) aygıtı bir Hollandalı fizyolog olan Einthoven tarafından 1902'de keşfedilmiştir.

EN SON EKLENEN İLAÇLAR

:::: Biraz da Oksijen ::::

smile.gif (1038 bytes)

 Kaos

Arşivarsiv.gif (66 bytes)

EN SON EKLENEN İLAÇLAR

:::: Kardiyolojide İlaçlar ::::

Arşivarsiv.gif (66 bytes)

EN SON EKLENEN DBY

: Doğru Bilinen Yanlışlar :

Arşivarsiv.gif (66 bytes)

EN SON EKLENEN SSS

::::   Mini Test   ::::

Türkiyede kişi başı günlük tuz tüketimi:

a:  5-6 gr
b:  6-10 gr
c:  10-16 gr
d:  16-19 gr
EN SON EKLENEN ANKET
AnkeT

:::: Anket ::::

Doktor tavsiyesi olmadan bitkisel ürünleri;
kullanırım
kullanmam
Sonuçlar ve Diğer Anketler
www.ahmetalpman.com***Oksijen Oku

Ana Sayfa 
Tüm Oksijenler

 Haydi tasarruf yapalım!


Hastalıkların tanı ve özellikle de tedavisinde kullanılan ilaçlar biz doktorların çok önemli bir yardımcısı. Kardiyolojide kullanılan ilaçların bir çoğu, önemli etkileri olan, düzenli ve sürekli kullanılması gerekli olan ilaçlar: Hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar (antihipertansifler), antiagregan ilaçlar (aspirin, plavix vs), kolesterol düşürücü ilaçlar (statinler vb), kalp yetmezliği ilaçları, koroner arter hastalıklarında kullanılan ilaçlar vs. Bu ilaçlar yıllar boyunca çok sayıda hasta üzerinde yapılmış çalışmalar sonucunda olumlu etkileri ispatlanmış. Bir kısmının, hayat kalitesini artırmasının yanı sıra hayatı da uzattığı ispat edilmiş durumda (beta blokerler, ACE inhibitörleri gibi).

Son zamanlarda hastaların, özellikle de kalp hastalarının ilaç kullanmaları oldukça zor bir hale geldi. Tasarruf adı altında alınan önlemler! hastalar ve doktorlar açısından tam bir işkence halini aldı. Tasarruf etmek, savurganlığı önlemek elbette ki istenen bir şeydir. Özellikle büyük bir oranda dışarıya bağımlı olduğumuz ve büyük miktarlarda dövizin yurt dışına aktığı ilaç sektöründe savurganlığı önlemek son derece önemli. İlaç savurganlığı ülkemizde yok mu? Elbette var. Hatta bazı ilaç gruplarında endişe edilecek boyutlarda. Alınan önlemlerin bir çoğu gerçekten işe yarar niteliktedir; belli tanılarda belli ilaçları vermek, ilacın günlük kullanım miktarına göre belli sayıda vermek gibi.

Ancak bazen öyle şeyler yapılıyor ki anlamak mümkün değil. Bu kararları kim ve nasıl alıyor, kime danışılıyor insan düşünmeden edemiyor. Kendi alanımla ilgili örnekler verecek olursak;

1-) Kalp damar hastalıklarında kullanılan ve son derece yararlı etkileri olan aspirin, -raporlu da olsa- yalnız koroner bypass geçiren hastalara 1 kutudan fazla yazılabiliyor. Neden? Belli değil. İnsanın kalp damar hastası olduğunu ispat etmesi için koroner bypass operasyonu mu olması gerekiyor? Üstelik oldukça ucuz bir ilaç. Acaba insanlar aspirini alıp leblebi niyetine mi kullanıyor?

2-) 29.04.2006 tarih 26153 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan "Tedavi yardımına ilişkin uygulama tebliği (sıra no: 6). Madde 12.7.2: Antidepresanlar ve Antipsikotiklerin Kullanım İlkeleri"nde bakın neler yazıyor:

"Trisiklik ve tetrasiklik antidepresanlar tüm hekimlerce yazılabilir. Yeni nesil (SSRI, SNRI, SSRE, RIMA, NASSA gibi gruplara giren) antidepresanlar, psikiyatri (erişkin ve çocuk), nöroloji (erişkin ve çocuk), üroloji, kadın hastalıkları ve doğum, dahiliye veya aile hekimliği uzman hekimleri tarafından veya bu hekimlerden birinin çıkardığı ilaç kullanım raporuna dayanılarak diğer hekimler tarafından yazılacaktır."

Trisiklik ve tetrasiklik antidepresanlar: ANAFRANİL, DEPRENİL, İNSİDON LAROXYL STABLON gibi ilaçlar. SSRI grubu ise; CİPRAM LUSTRAL PAXİL PROZAC FAVERİN gibi ilaçlar. Acaba trisiklik ve tetrasiklik antidepresanlar tüm hekimlerce yazılabilirken yeni nesil (SSRI, SNRI, SSRE, RIMA, NASSA gibi gruplara giren) antidepresanlar, neden bazı hekimler tarafından yazılabiliyor. İlk bakışta insanın aklına nedenin, hasta sağlığını düşünmek olduğu geliyor. Ancak biliyoruz ki trisiklik ve tetrasiklik antidepresanlar özellikle kalp damar, nörolojik, endokrin ve kan sistemi üzerine yan etkileri son derece fazla olan, hastalar tarafında kullanılması kolay olmayan ve tedavi doz aralığı oldukça az olan ilaçlar. Bunlardan dolayı günümüzde çoğu psikiyatrist tarafından tercih edilmiyor. Yeni nesil antidepresan ilaçlar ise (özellikle SSRI grubu) oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Yan etkileri son derece az, hasta tarafından kullanımı kolay ve tedavi doz aralığı oldukça geniş olan bu ilaçlar günümüzde yaygın olarak kullanılıyor. Demek ki neden hasta sağlığı olsaydı tam aksine trisiklik ve tetrasiklik antidepresanlarların reçete edilmesinin kısıtlanması gerekirdi. Anlıyoruz ki neden bu değil. Peki acaba fiyatları mı? Sağlık bakanlığının sitesinden "tüm ilaç fiyatları listesi"ni indirip fiyatlara bakıyoruz; trisiklik ve tetrasiklik antidepresanlar ile SSRI grubu arasında belirgin bir fiyat farklılığı yok. Her 2 grupta da ilaç fiyatları 15-20 YTL arasında değişiyor. Geriye tek bir neden kalıyor o da SSRI grubu antidepresanların diğerlerine göre çok daha fazla kullanılması. Madem ki fazla kullanılıyor o zaman yazılmasını zorlaştırıp kullanımını azaltmak gerekli! Sonuç olarak tasarruf yapılıyor!

Tebliğde ilginç bir konu daha var. SSRI grubu antidepresanları; psikiyatri, nöroloji dışında üroloji, kadın hastalıkları ve doğum, dahiliye ve hatta aile hekimliği uzman hekimleri yazıyor da kardiyologlar yazamıyor. Bakar mısınız? Oysa kalp damar hastalıklarında depresyon artık risk faktörü olarak kabul ediliyor. (Bakınız: Depresyon neden önemli?). kalp hastalıklarında depresyon sıklığı, normal popülasyona göre oldukça fazla (bakınız) ve kalp hastalıklarında depresyon olması ömrü kısaltıyor. Kalp hastalıkları ile depresyon ilişkisi böylesine ayyuka çıkmışken, kardiyolog hastasına SSRI grubu antidepresan yazamıyor (çok şükür benim kalp hastalıkları uzmanlığı dışında dahiliye uzmanlığım da var da ben yazabiliyorum :-) ). Bu arada kardiyolog, antidepresan kullanan hastalarının kontrollerinde antidepresan yazdırmak için psikiyatrist veya nörolog arıyor, ilaç raporlarına bu uzmanlık alanından bir doktoru koymak için çabalıyor. Tabi bu arada hasta, rapor ve ilaç peşinde koşturmaktan canından bezip lanet olsun diyerek ilacı almaktan vazgeçiyor ve böylece önemli ölçüde tasarruf yapılıyor!

3-) Tasarruf konusunda yapılan son uygulama, bu konuda bir abide niteliğinde. "29/04/2006 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan tedavi yardımına ilişkin uygulama tebliğine (sıra no:6) istinaden bilgisayarda yapılması gerekli düzenlemeler" (Bakınız)'de bakınız neler yazıyor:

"Trigliserid yüksekliği için kullanılan ilaçlar; trigliserid düzeyinin 300' ün (Diabetes Mellitus hastalarında 150) üstünde olduğunu gösterir belgenin reçeteye eklenmesi koşuluyla ödenir. Kolesterol düşürücü ilaçlar da LDL düzeyinin 160'ın (Diabetes Mellitus, akut koroner sendrom ve geçirilmiş MI'da 130) üstünde olduğunu gösterir belgenin reçeteye eklenmesi koşuluyla ödenir."

Şimdi bu konuya tabii ki bilimsel bir gözle bakmalıyız. Sosyal güvenlik kuruluşları bu tür düzenlemeleri, haklı olarak ilaçların gereksiz kullanımını önlemek, ülke ekonomisine katkı olması amacıyla yapıyorlar. İlaç bedellerini öderken de bilimsel kurallar çerçevesinde hareket etmek, yani bilimsel kurallara ve doğrulara uygun olarak yazılmış ilaçları ödemek durumundalar. Buraya kadar her şey güzel. Ancak kan yağlarını düşürmek için kullanılan ilaç bedellerinin ödeme şartlarını gözden geçirirsek bunun hiç de böyle olmadığını görüyoruz: Bu düzenleme çıktığı andan itibaren hasta-eczacı-doktor üçgeni açısından tam bir kaos hakim. Hiç kimse tam olarak bu ilaçların hangi durumlarda verileceğini bilmiyor. Zaten yukarıda yazanlardan da daha fazla bir şey çıkarmak mümkün değil. Her ilin eczacı odası bu cümleleri kendine göre yorumlamış ve "işte bunu demek istiyor" diye bu 2 cümleden fal okumaya çalışıyor. Çoğu eczane bu 2 cümleden fazla bir şey anlaşılmadığı için ne yapacağını bilmiyor ve olan yine doktor ve hastaya oluyor.

Söz konusu olan kolesterol değerleri neden böyle belli değil. LDL kolesterol düzeyi 120 olan ve diabetes mellitus (şeker hastalığı), akut koroner sendrom (kalp krizinin yakın olduğu tehlikeli durumlar) ve geçirilmiş MI (kalp krizi) olan hastalara demek ki kolesterol ilacı yazmayacağız veya yazsak da kurumlar ödemeyecek. Oysa bu konuda tüm Dünyada seçkin kardiyoloji derneklerince kabul edilen bir bilimsel rapora göre (Detection, Evaluation, and Treatment of High Blood Cholesterol in Adults (Adult Treatment Panel III) (Bakınız: http://www.nhlbi.nih.gov/guidelines/cholesterol) akut koroner sendrom ve geçirilmiş MI gibi kalp damar hastalığı olduğu kesin olan hastalarda hedef LDL kolesterol düzeyi 100 mg/dl altında olmalı. Yani 100 mg/dl üstünde ise tedavi edilmeli. Hatta bazı görüşlere göre bu değer 70 mg/dl olmalı. Yine kalp hastalığı olmasa bile, 2 veya daha fazla risk faktörü olan kişilerde LDL düzeyinin 130 mg/dl altında olması isteniyor.  (Bakınız: Kan Yağlarının Düzeyi Ne Olmalı?). Yani, yukarıda geçen ifadelerin hangi bilimsel! kaynaktan alındığı belli değil.

Peki hasta zaten kolesterol düşürücü ilaç alıyor ise ve ilaç raporunu yenilemek istiyorsa ne olacak? Bu hiç belli değil. Hastalar bunun yüzünden perişanlar. Çünkü yeni yaptırdıkları kan tetkiklerinde kolesterol düzeyi ilaç kullandığı için düşük çıkıyor ve yukarıda yazılı olan cümlelerde belirtilen barajı geçemiyorlar. Bazı yüksek akıllılar kolesterol normal çıktığı için bu durumda ilacın azaltılarak kesilmesini buyuruyorlar. Fakat akılları, kolesterol yüksekliğinin büyük oranda genetik olduğunu, ilacın kesilir kesilmez derhal eski yüksek düzeylere çıkacağını anlamaya yeterli olmuyor.

Bu durumda ne olacak? Doktor olarak tedaviye devam etmelerini istiyoruz. Fakat çoğu emekli olan hastalar ilacını ücretli olarak alamıyor ve yine önemli ölçüde tasarruf yapılıyor!

Ülkemizde ilaç kullanımı konusu oldukça önemli ve çeki düzen verilmesi gereken bir alan. Bu konuda gerekli özeni hem doktorlar hem de sosyal güvenlik kuruluşları göstermek zorundalar. Fakat bunları yaparken yanlış olanları düzeltmek için yanlışlar yapılmamalı. Sağlıklı olmaya hepimizin gereksinimi var. İlaçlar sağlıklı olmak için gerekli ve herkes sağlıklı olmak için günün birinde ilaç kullanmak zorunda kalabilir.

Dr. Ahmet Alpman

Editör


Bu oksijen 31.05.2006 tarihinde eklenmiş ve 25867 kez okunmuştur.

www

Site Hakkında | Gizlilik | Ben Kimim? | Site Haritası | İletişim

Yeni eklenen yazıları mail ile almak ister misiniz?

www.ahmetalpman.com. Kuruluş tarihi: 2005. Bu site hastalar, öğrenciler ve konuya ilgi duyanlar için kurulmuş olup tamamıyla bilgilendirmeye yöneliktir. Sitede kullanılan her bilgi, aynı amaçlar doğrultusunda, kaynak gösterilmek şartıyla kullanılabilir veya kopyalanabilir. Sitede yer alan bilgiler profesyonel tıbbi tanı ve tedavinin yerini tutmaz. Sitede yer almayan ve girmesini istediğiniz konular için lütfen yazınız:


Twitter'da takip edin